Kendini üstün görmek (www.huzurpinari.com)

[www.huzurpinari.com sitesi esas alınmıştır.Tafsilatlı bilgi için bu siteyi ziyaret etmenizi rica ederiz.]

Sual: Mektubat-ı Rabbani’de, (Kendini Frenk kâfirlerinden daha üstün bilen bir kimse, Allahü teâlâyı tanıyamaz. Hatta uyuz köpekten üstün bilen, büyük zatların feyizlerinden mahrum kalır) deniyor. Müslüman, kâfir olan birinden, insan da köpekten üstün değil mi?


    CEVAP

    Tevazu, kendini başkalarından daha üstün görmemektir. Başkaları ile bir görmenin mahzuru olmaz. Çünkü onun da imanlı veya imansız olma ihtimali vardır. İnsanın işi, neticesi ile ölçülür. İmansız ölen kimsenin, hayatı imanla geçse de ne kıymeti olur ki? Tersi de böyledir. Yani imansız yaşar, sonunda imana kavuşarak ölür. Artık o, imanlıdır, imansız ölen herkesten üstündür.
    Nice sarhoşlar vardır ki, yaptığından pişmanlık duyar tövbe eder, imanla gider. Nice dervişler, vardır ki, kibirlidir, günahları için tövbe etmez, imansız giderler. Bir hadis-i şerif meali:
    (Allahü teâlâ, kibirli kimseyi alçaltır, tevazu sahibini yükseltir.) [Taberani]
    Cüneyd-i Bağdadi hazretlerine bir papaz gelip, ben mi üstünüm, sen mi üstünsün, diye sorar. O da, bir hafta sonra gel, der. Bir hafta sonra geldiğinde vefat ettiğini görür. Bugün bana cevap verecekti, diye söylenince, tabutu göstererek, işte orada, git sor, o boşuna konuşmaz, derler. Tabutunun başına gidip aynı soruyu sorar. Cüneyd-i Bağdadi hazretleri Allahü teâlânın izniyle başını kaldırıp, şöyle cevap verir: (Geçen hafta sonumun ne olacağını bilmediğim için sana cevap veremedim. Ben imanla gidip kendimi kurtardım, senden üstünüm. Sen kendine bak.) Papaz, ağlamaya başlar, Kelime-i şehadet getirir Müslüman olur.
    Cüneyd-i Bağdadi hazretleri, netice belli olmadan, ben Müslümanım, sen de kâfirsin, ben senden üstünüm dememiştir. Üstünlük sona bağlıdır...
    Peki kendini köpekten üstün görmemek ne demek? Nefsimiz kâfirdir, köpekten aşağıdır, çünkü köpek Cehenneme girmeyecek. Hatta Kıtmir isimli köpek Cennete girecektir. Kâfir olarak ölen bir kimse, elbette köpekten daha aşağıdır. Bir âyet-i kerimede (O kâfirler, hayvandan da aşağıdır) buyuruluyor. Bir kâfir, günahsız köpekten nasıl üstün olabilir ki? İmanla öleceğimizi kesin olmadığı için, kendimizi köpekten de, kâfirden de üstün göremeyiz.
    İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki: Şaşılacak şeydir ki, büyük zatlara gelen feyzler, nimetler, bu kusurları görmeye yardım ediyorlar. Ayıpları görmek kuvvetini artırıyorlar. Ucb [kendini beğenmek] yerine, aşağılık gösteriyorlar. Yüksek yerde olana, tevazu yolunu açıyorlar. Hem evliyalığın en yüksek derecesini ihsan ediyorlar, hem de, kendini kusurlu görmeyi sağlıyorlar. Ne kadar çok yükselirse, kendini o kadar çok aşağı görüyor. Çok yükselmek, kendini çok aşağı görmeye sebep oluyor. Yabancılar, buna ister inansın, ister inanmasın, önemi yoktur. (1/222)
    [Bid’at ehli, aynı zamanda, tasavvufa yabancı insan demektir. Hatta evliya olmayan kimse, evliyalığa yabancı durumdadır. Herkes, bilmediği şeyin yabancısıdır.]


    Netice: Tasavvufta salik, kendisinin yaratılmış, aciz bir kul olduğunu, kendisinde bulunan bütün nimetleri Rabbinin yani Allahü teâlânın ihsan ettiğini bilir. Bunları hak sahibine yani Allahü teâlâya teslim eder. Geriye kendisinde kötülükten, kusurdan, günahtan başka şey kalmadığını görür. Bunlar ise övünülecek değil, utanılacak, aşağılanacak şeylerdir.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !